2019

Takvim

Aydan Dağlar

Bugün cahil cürretimle ilk gençliğim dediğim yıllarda tarihlerin müthiş önemi üstüne günlerce düşündüm.Anlamlı kutlama programları,sadece bir dakikalık saygı duruşları,üçüncü sayfadan birinci sayfaya taşınmış haber başlıklarının boşluğunu şüphesiz göremediğim ve görmezsem altının dolacağını sandığım safsatalar üstüne sürekli düşündüm.Sesimin duyulduğu yerlerde sesli düşündüm.

Akıp giden hayat, varlığını hissettirmek için yalnız mum üfletiyor.Bu bile ağırlığını azaltmıyor insan olmanın.Kaldırımlar ve caddeler insan eziği dolu.Güneşli günlerin ardında yağız at sırtlarında dolu dizgin keder göç ediyor şehirlere.Ama önemi yok artık bunların.

Yaşamın içinden öylesine bir yerlerden:

Acıya tamah eden biri değilsen,yitirdiğin her can için,sızlayan her can ağrın,ufalan onurun için;

Güzel,özenli bir yazıya başladıysan mesela umutla,taşıyorsa içinden yaşam ve yaşayan sevgisi,aniden gelen komşunun gencecik torunu ölmüşse ve çaresizce teselli cümleleri arıyorsan saatin yaşının kaç adının ne olduğunun önemi yoktur.Tarihlerin hele hiç önemi yoktur.

Aynı acıyı aynı kaybı yaşamadıysan ne yazık ki vicdanını da kaybetmişsen,paylaşamazsın.Daha önce ve hep sızlayan yüreğini yine sızlayan başka bir yüreğe açarsın sadece.Belki paylaşmak belki iyileşmek ve iyileştirebilmeye dair şeyler için.Ki sızın o kadar derine inmediyse.Takvim duvardan düşmediyse.