2019

Yaşamamış Gibi

Bedirhan Turan Durmuş

“Sen ne diyorsun ya ben geçen gün öksürdüm ağzıma yalnızlık geldi.” dedi adam.

Sustu sonra. Gözleri uzaklarda kaldı. Nefesi yavaşladı, eskiye göre daha sakindi. Bir kez daha açtı ağzını, bu kez konuşamadan sustu. Sanki bir şey, tam o an, ondan konuşma yetisini almış gibi ağzı açık kaldı. Kadın düşündü. “Demagoji yapmaya her zaman bayılırdın.” diye geçirdi içinden. Belki de adam onun bunu düşündüğünü fark etmişti. Konuşmaya değer bulmadı. “O kadar diptesin ve hala ışık vuruyor yüzüne. Ne şanslı adamsın. Ben çukurda bile değilim ve aydınlık tek yanım yok. Herkes gibi yorgunum ben de. Çabalamaktan yoruldum. Bu balçıktan çıkmıyor ruhum. Saplandım kaldım. Bir zamanlar sana saplandığım gibi şimdi hayata… Onun bu oyunlarına… Az önce demagoji yapmayı ne kadar sevdiğini düşündüm, oysa şu an ben demagoji yapıyorum. Bu kelimeyi söylerken nasıl da dilim sürçüyor, görüyorsun. Kaldım ben. Bu sınıfı geçemedim. Bir üst lige çıkamadım sizin tabirinizle. Çabalamaktan yoruldum. Anlıyor musun? Sen öksürünce ağzına gelmiş yalnızlık. Ben her gün yalnızlık yutuyorum. Ve bu defterden bir kişi daha siliniyor. Seni gömdüğüm yerlerimde ben yatıyorum sanki. Biz hiç karşılaşmayacaktık amir. Hiç karşılaşmayacaktık. Şimdi veda etmeden gidiyorum. Öyle sesli, coşkulu vedalar yok. Sessiz bir veda bile yok. Gözyaşı olsun  istemiyorum. Zaten benden başka gözyaşı dökecek yok. İçindeki yalnızlığa iyi bak amir. O senden daha çok sen.” dedi kadın. Bakmadı adamın suratına. Hiç bir şey yaşanmamış, yanında duran adam hiç kimseymiş gibi kalktı ayağa. Kim bilir belki  onun gözlerinde parlayan mumun ışığını görünce içindeki yaşam çözülür diye bakmıyordu adamın gözlerine. Alışmıştı yaşamamaya. Hayat onun sahası değildi artık. Deplasmandı ona bu sular. Pınarlardan ne kadar yaşam geçiyorsa o kadar ölüydü o da. Bakmadı adamın suratına. Hiç bir şey olmamış gibi kalktı, ufuğa baktı. Gün batıyordu. Güneşin son demi yaktı gözlerini. Ölüler ışığı sevmezdi. Çekti gitti. Hiç bir şey yaşanmamış gibi. Hiç yaşamamış gibi.