Şubat 2020

Kızıma Doğru

Gül Ersöz

—–‘-Sabahki çalışmamızda sıkıntınız yoktu . Ne oldu ? Yine zorlanıyorsunuz nefes almakta.Ne tetiklemiş olabilir ki ? ‘ ——-‘

Bilemiyorum her şey olabilir ‘. diyor. Öğrencim çalışma masasından kalkıp ,dolaşmaya başlıyor odada.Nefes almaya çalışıyor ,pencereler açık.Vantilatörü çalıştırıyor , belki boğuk hava etken olmuş olabilir diye ,oluşacak akımın kendisini rahatlatma ümidi ile ,bekliyoruz düzelmesini .Ama nafile .Sanki soluğunu biri tutmuş ,ciğerinden çıkmasına izin vermiyor .Ne yazık ki hiç bir şey yapamadan sadece izliyorum ,çakılıp kaldiğim sandalyede.İlaç alamaz mısınız diyorum . Bugün daha fazla alamam diyor.Hala sıkıntılı. ——-‘ Konuyu değiştirelim .Başka şeyler konuşalım ‘ ……’ Tamam ‘ diyorum .Biliyorum onun da benim gibi kitapları sevdiğini.O güne kadar iyi bir okur olarak bildiğim öğrencim ! oysa… Bir yazar ismi söylüyorum . —– ‘ Nasıl buluyorsunuz kitaplarını ? Kullandığı dili ,kurgularını ? Ben çok beğenerek okuyorum kitaplarını . ‘ ——‘ Ben beğenmiyorum .’ diyor. ——‘Öyle mi ? Peki neden ? ‘ diye soruyorum.Yazarın edebi yönünün, kendi edebiyat anlayışına uymadığını söylüyor.Ama ben hayran olduğum yazar için böyle düşünmesine biraz şaşırıyorum doğrusu. —–‘ Dün verdiğim kitaba başladınız mı ? ‘ ——‘ Evet .Bitirmek üzereyim. ‘ diyorum .Fikrimi soruyor kitapla ilgili .Açıklıyorum öyküler ,kurgular ve kullanılan dil ile ilgili düşüncelerimi . —–‘ Dur .Bitki çayı yapayım .İyi gider bu sohbetle .Hem bana da iyi gelir .’
——‘ Olur tabi ‘ diyorum. …….’ Kitaplarımı görmek ister misiniz ? ‘ ——‘ Elbette ! Çok mutlu olurum . ‘ ——-‘ Yalnız odanın biraz havalanması gerekir .Kapalı tutuyorum sağlık sorunum nedeni ile. ‘ ——‘ Haklısınız ,anlıyorum sizi . ‘ diyorum.Kitapların bulunduğu odanın kapısını açıp ,tekrar bulunduğumuz odaya dönüyor.Bense hala oturduğum sandalyeye çakılıp kalmış ,kalkarsam ,sanki büyü bozulacak ve bir daha çalışmaya dönemeyecekmişiz gibi.Kitaplar ,yazarlar ,kitap eleştirmenliği üzerine yaptığımız mini sohbetin ardından,şimdi gidebiliriz oda havalanmıştır diyor.Öğrencim önde ,ben peşinde koridora çıkıyoruz.Burası diyor .Beni gizemli bir odaya davet eder edasıyla yönlendiriyor , kendisi dışarda kalıyor .Odaya giriyorum .Vaavvvv diyorum hem şaşkınlık hem çocuksu bir tavırla dönüp gülümsüyorum ona.Duvarlar ,pencere dışında ,boydan boya kitaplarla dolu.Raflara dikey olarak sıralanmış yüzlerce kitap ve sığmayan diğer onlarcası yatay biçimde ön taraflarda.Odanın ortasında küçük bir masa .Onun da üzeri üst üste yığılmış kitaplarla dolu.Kendimi bir altın madenine girmiş gibi hissediyorum.Nerden başlayacağımı bilemiyorum .Gözlerim radar gibi tüm kitapları tarıyor önce hızlıca .Sonunda bir köşeden başlıyorum incelemeye .Felsefe grubu ,tarih kitapları ,dünya klasikleri ,Çağdaş Türk Yazarlar ve daha niceleri.İlgimi çeken bazılarını alıp ,arka kapaklardaki kısa bilgileri çabucak okuyorum. ——–‘ Okumadığım ne çok kitap var ! Alabilir miyim okumak istediklerimi ? ‘
——-‘ Elbette .’ diyor.Merak ediyorum bu kadar çok kitabı okuyup okumadığını ve kaç tanesinin eleştirisini yaptığını. —– ‘Hepsini okuyamadım .Bazı yazarları takip edebiliyorum .Sağlık sorunum yaşamımdaki çok şeyi olumsuz yönde etkiliyor ne yazık ki. Sağ tarafa bakın ,orada.. ‘ diyor.Sonra hızlı bir hamleyle odaya girip ,elime bir kitap veriyor ve çabucak tekrar koridora çıkıyor.Aaaa sizin kitabınız bu ! diyerek ona bakıyorum ,karşılıklı bir gülümseme her ikimizde .Sanki hiç kimsenin bilmediği bir sırrı paylaşmanın ve sadece ikimizin anlayacabileği bir durumu biliyormuşuz gibi.Ne güzel ! ,ne mutlu size ! diyorum.Hemen kitabın arkasındaki kısa bilgilendirmeyi okuyorum.Kitapların arasında okuma isteğim bir kez daha doruklara çıkıyor.Ben de zaman zaman yazıyorum diyorum.Defteriniz olsun mutlaka ,sakın kağıtlara yazmayın diye uyarıyor beni.Evet .Artık bir baş ucu defterim var ,kalemlerimle .Her an acil servise çağrılan doktorlar gibi hazır bir şekilde bekliyorlar diyorum gülümseyerek. —–‘ Okumak istediğim çok güzel kitaplar var .Burası bir hazine odası .’ diyorum.’ Okul döneminde kitap okuyamiyorum.Tuhaf bir alışkanlığım var.Başladığım kitabı aynı gün yada ikinci günde bitirmek zorundayım.Yoksa okuma isteğim kayboluyor.Kitaba başladığımda kendimi herkesten ,herşeyden soyutlayıp ,kitabın içinde görünmez bir karakter ,bir ruh olmam gerekiyor.Onlar nereye ben oraya ,anca beraber kanca beraber.Yoksa yok.Ne tuhaf bir durum değil mi ‘ diyorum.Değil aslında diyor .Ben de sizin okuma şekliniz gibi seviyorum kitabı. Seviniyorum kendime bir yandaş bulduğum için. —– ‘ O nedenle tatiller benim için uyuma ve okuma dönemleridir.Kıtlıktan çıkmış gibi aç , obur bir şekil alıyor okumam.Birini sindiremeden diğerine başlıyorum ‘ Bu arada nefes alıp verme durumunu izliyorum.Daha normal .Geçelim mi yeniden çalışmamıza diyorum.Olur tabi diyor ve kendi kitabını benim için imzalayarak hediye ediyor.Teşekkür ediyorum ve yeniden çalışma masasında yerlerimizi alıyoruz. —–‘ Soruları ben kendim çözeyim , sizin yardımınız olmadan, siz de kitaplara bakın .’ diyor.Ben bana hediye ettiği kendi kitabına başlıyorum , o da soruları çözmeye .Arada takıldığı cümleleri soruyor ,açıklıyorum .Sonra kendi uğraşlarımıza tekrar odaklanıyoruz.Artık nefes alıp vermesi çok daha normal. Ben onun yazığı kitaba hayranlıkla dalıyorum ,o benim defterine yazdığım cümlelere ,bilgiye ..Her ikimiz de DİL’ e hayran ; sözcüklere ,yapılara ,sembollerin ne çok şeyi aktarabilme gücüne … Bir an gözüm saate kayıyor. ——‘ Oooooo saat 23.30 ! Çok geç olmuş .’ diyorum. —— ‘ Ama kendime yeni geldim ,biraz daha kalamaz mısınız? ‘
——– ‘ Çok isterdim ama kızım evde yalnız .Kalamam . ‘ diyorum.Bir sonraki derse kadar yapması gereken çalışmaları söylüyor ve masadan kalkıyorum.
Yolcu etmek için kapıya geliyor .Jelatin kağıdına sarılı bir kaç çikolatayı tutuşturuyor elime kızım için.Bir elimde kitaplar ,diğerinde çikolatalar.Her ikimizin gözlerinde sevgi ve saygı.Hoşçakalın iyi geceler diyorum.O da iyi dileklerini sunuyor ,kızıma sevgilerini yolluyor. Kalbimde bilginin araladığı dostluk , aklımda kütüphanedeki kitaplar ve öğrencim .Hızlıca iniyorum merdivenlerden ,koşarak kızıma doğru…