Mayıs 2020

Sen bir ömre bedelsin!

Aydan Dağlar

Bazı anların hayatınızda yarattığı heyecanı yaşarken değil de hatırladıkça anlıyorsunuz sanıyorum.Hatırladıkça heyecanlanıp yeşerdiğim bir anı benim için Müzeyyen Senarla tanışmak.Sanatın şüphesiz böyle bir etkisi var sanatçı sanatıyla bir açık mektup gönderiyor siz yüz yıllar sonra bile olsa bir yerde vurularak cevap veriyorsunuz.Zaten tanışmak da budur bence.İşte böyle, Müzeyyen Senar’ın söylemeye başladığı yaşta ben onu dinlemeye başladım.İlk tanışmamız “Akşam Olunca Yarelerim Sızlarla” oldu.Çukurovanın bereketine gurbet demenin mübalağa olmadığı bir akşamüstü nemden değil özlemden daralınca ah nasıl yaren oldu bana Müzeyyen Senar kimsesizlere,kimselere olduğu gibi. Çok isterdim bir yazıyla değil de benden görüneni çizdiğim portresiyle sevgimi anlatmayı fakat ne yazık ki böyle yaklaşabilirim anlatmaya.

Dünya üzerinde süreklilik ve gelenek oluşturma anlamında sayılı müzikten biri Türk sanat musikisi.Rauf Yekta ve Hüseyin Sadeddin Arel gibi müzikologlar ışıklar içinde uyusunlar hakkını ve geçmişini teslim etmişler de Bizans ve İran kaynaklı değil Osmanlı müziği olduğu kanıtlanmış.Fakat TSM dendiğinde akla bunlar gelmez.Bu makamlı müziğin, bu makama yaraşır divası Müzeyyen akla gelir.1918 yılında doğan Senar yeni cumhuriyetin divası oldu.

Selahattin Pınar,Lemi Atlı gibi devrin üstadlarından dersler alan Senar sevilen şarkıların yanında üstadların bestelerini de söylemeye başladı. Müzeyyen Senar’ın yeteneği, Cumhuriyet’in kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Atatürk’ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı söyledi. 1936-1938 yılları arasında 5 kez Atatürk’ün huzurunda konserler verdi.  Son konserini 1938 yılı Haziran ayında Savarona Yatı’nda veren Müzeyyen Senar, Radi Dikici’nin kaleme aldığı Müzeyyen Senar: ‘O bir devdi, devirdi’ adlı kitapta Atatürk ile ilk karşılaşmasını “Sanki bana bir asır gibi gelen yolculuktan sonra saraya vardık. Girdiğimde bu zamana kadar görmediğim ihtişam adeta gözlerimi kör etti. Daha da şaşkın olmuştum. Yaveri takip ettik. Masanın kurulduğu salona girdiğim anda Atatürk’ü gördüm. Bir taraftan dizlerimin bağı çözülmüştü ama sanki uçuyor gibiydim. İçimden, ‘Müzeyyen bu Atatürk ve onu görüyorsun. Rüya mıydı acaba? diyordum. Hayır değildi. Atatürk’ü gördüğümde bayılacaktım… Yüzüne bakamadım.” diyerek anlatıyor. Müzeyyen Senar kitapta Atatürk’ün Rumeli türkülerinde kendisine eşlik ettiğini ve çok güzel zeybek oynadığını da belirtiyor.Atatürk’ün önünde şarkı söylemesi ve Ata’nın yaklaşımlarıyla cumhuriyetin divası olacağını hissetmiş,ve hissettirmişti.

1938 yılında Ankara Radyosu’nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına dek radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye’nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk musikisine yeni bir soluk getiren Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu’nda verdi. Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi.

Sahnedeyken etkileyen sadece sesi değildi. Aynı zamanda kendine özgü mizansenleri de en az sesi kadar ilgi çekiyordu.

 1998 yılında Devlet Sanatçısı seçildi. 2001’de ise, son albümüne, “En Son Okuduklarım” adını verdi.

Senar, 2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenen ve sanatçı dostlarının da katıldığı gecede 72. sanat yılını kutladı. İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserde Müzeyyen Senar’a sahnede Emel Sayın, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sibel Can, Halit Kıvanç gibi ünlü isimler eşlik etti.

Müzeyyen Senar son konserini 5 Eylül 2006 tarihinde İstanbul Sarayburnu’nda Sepetçiler Kasrı’nda verdi. Muhteşem bir performans sergileyen sanatçıyı veda konserinde aynı isimli şarkının ilhamı  kızı Feraye, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Feriha Şensoy,Erol Evgin, Ahu Tuğba, Levent Yüksel gibi ünlü isimler yalnız bırakmadı.

  Radyodaki, gazinolardaki çalışmalarının yanı sıra sayısız plak kaydı bulunmaktadır.Yurt dışında ve yurt içinde çeşitli konserlerle şanslı yarenleriyle buluşmuştur. Sanatçılığının ilk döneminde birçok sanatçı içinde Nubar Tekyay, Sadi Işılay, Hakkı Derman, Şerif İçli, Kadri Şençalar, Şükrü Tunar ve Selahattin Pınar kendisine yoğun bir şekilde eşlik etmiştir. Sanatçının 80’li ve 90’lı yıllarda doldurduğu son seçkin kayıtlarda kendisine Ali Erköse, Ercüment Batanay, Mustafa Kandıralı, İsmail Şençalar ve Selahattin Erköse eşlik etmiştir. Senar’ın üslûbunun daha ziyade Selahattin Pınar’ın ve Şerif İçli’nin eserleriyle örtüştüğü kaydedilmelidir. Senar, Avni Anıl, Yusuf Nalkesen ve Erol Sayan gibi Türk Sanat Müziği’nin son dönem bestekârlarının eserlerini de sıklıkla okumuştur.

Bütün bir ömrüne eşlik eden müzisyenlerin de  sayfalarca anlatılması gerekirken başta söylediğim gibi sadece onu anlatmaya yaklaşabiliyorum.Ömrünü sanata, mücadeleye adamış divayla; benim yolum nasıl kesişti bunu anlatmak istiyorum.İyi ki bu topraklarda bizim nağmelerimizle tanştık Müzeyyen Senar ile.İyi ki yaren olduk huysuz ve tatlı kadın.

Ve sen bir ömre bedelsin!

Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCzeyyen_Senar