Aralık 2020

Hevesle Tanışmak

Mehmet Furkan Önder

Keşke beni daha az anlayıp daha çok sevseydin keşke tanımlamaya çalışmayı bıraksaydın.

Anlamak sevmenin başlangıcı değildi…

İnsan birini daha çok anlamaya çalıştığında iyi bir şey için çabaladığını sanıyor ama bu seferde mutluluğu kaçırıyor . Bunun doğruluğu herkesten beklenemez. Beklediğiniz insanlardan oluşan beklenti yığını ise sizi daha fazla yaralar. Sonu hayal kırıklığıdır. Sabit kuralları yoktur zaten.

Hangi insanlar anlayınca sevmeye başlıyor?

Anladığınız insanı mı seversiniz?

Yoksa sevdiğiniz insanı mı anlarsınız?

Sevmeye devam etmek için belki de  tanışmamak gerekiyor. Tanımak içinse sevmek şart değil. Tamamen normal , sıradan hayat yaşayabilmek için hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar hayatınıza sokmaya izin vermeyin çünkü hiç kimse hayalinizdeki kadar güzel değildir. Tek bir detay sizi alıp başka yerlere götürür. Olmak istemediğiniz bir yere…

Bazen kimden neyden nefret edeceğinizi; kime suç atacağınızı bilemezsiniz haklıysanız bile kendinizden nefret etmeye başlarsınız. Mükemmel uyum isteyenlerin sözüyle koyun olamayacaksan bu düzenin içine giremezsin.Yanlış ,farklı olmaya izin verilmez burada.

Tekdüze hayat sizi bekler. Sonra sorarlar acı çekmekten sıkılmıyor musun diye.Hayır sıkılmıyorum; farklılığımın sonucuysa ben bununla yaşamayı seçtim. Savunduğum fikirlerimin arkasındayım. Kuru , meyve vermeyen bir ağaç gibi olmayı kendimi hala birileri tarafından yakılmak için hazır duruma getirmeyi ben seçtim. Çünkü üzmenin getirdiği acı üzülmekten çok daha kötüydü…

Ama en dipte bile olsan insan hala başkasını düşünebiliyor. Onun mutluluğuyla mutlu olamıyorsun daha fazla mutlu edebilirdim deyip tekrar kararıyor ruhun.

Yani ne mutlu olmayı ne de üzgün olmayı tam olarak yaşayabiliyorsun. Düğümler çözülmüyor aksine zorlaşıyor.

Eğer içinde bir ümit kaldıysa bu en kötüsü, çünkü işkenceyi uzatır.Keşkelerle yaşarsın. Benimse şu viran olan kalbimi, o varken hiç  kimse üzemezdi ama şimdi hiçbir şey mutlu edemez…