Ocak 2021

Aranacaklar

Aydan Dağlar

Gece yarısı 1.30 gibi anlaşmışlardı.Kiraya veriyordu Ersin abi dükkanı.Dükkanın önündeki verniği soyulmuş iskemlelerde  imzaladılar sözleşmeyi.Cebinden paketini çıkardı iki parmağıyla ağzına götürdü sigarısını,ateşini bulmak için ceplerini yoklarken diğer eliyle Ersin abiye uzattı paketi gönüllü gönülsüz.Aynı burun kıvırmayla aldı bir dal Ersin abi.İnceledi o değilden biraz.”Eskiden tütün sarardık” filtresiz çekerdik şimdi cigaralar bile otomatik” dedi.Kenan yüzüne boş boş baktı.Dinlemiyordu.Aklında bu seromoniyi bitirip kurmaylarına haber vermenin hayali vardı.”Ya öyle Ersin abi,e emekli oldun he bundan sonra” dedi.Ersin abi çoktan dokunmatik telefonunu açmış facebookta paylaştığı son gönderisine yapılan yorumlara cevap veriyordu.Gözlüğünü ne ara boynuna asmış ne ara takmıştı acaba diye düşündü.Belki geldiğinde boynundaydı hatırlamıyor olma ihtimali geldi aklına,Ersin abiye dikkat etmediğine de üzülemezdi ya.Ayaklandı bir eliyle küçülmüş sigarasını eliyle ufalayıp yere attı,diğer eliyle anahtarı,kağıtları masadan aldı.Ersin abi bir eliyle telefonu tutuyordu diğeriyle apartman kapısının şifresini girer gibi sayfayı kaydırıyordu.      

“Abi diyeceğin bir şey yoksa ben ufaktan yol alıyorum” dedi.Ersin abi birden irkilerek gözlüğünü indirdi gözünden.Telefonunun kabını kapatıp cebine sokuşturdu.”Canının sağlığı evlat hayrını gör” diyip elini uzattı.Sıkıca tokalaştılar.Kenan gururlu ve mağrur bir ifadeyle arkasını döndü,sakalını sıvazladı.Rengi solmuş deri ceketinin fermuarını çekti,belinden düşmüş pantolonunu yarım yamalak çekiştirdi.Telefonunu açtı,ilk kimi arayacağını bilemedi.Sabah erkenden gelip mahalleliyle beraber mi ilan etseydi herkese bilemedi.Adımları yavaşladı,ana yola çıkmadan geri döndü.Petrole uğrayıp temizlik için bir şeyler aldı.Dükkana geldi.Anahtarı yavaşça soktu kilide.Sakin sakin çevirdi.Kapı açılıncaya kadar hayallere daldı,sessizliği bölen bir gıcırtıyla açıldı kapı.Ağır havası ve pis lağım kokusu çarptı yüzüne.Burnunu koluyla kapatıp tüm kapıları dayadı.Gecenin soğuğuyla beraber pis koku dağıldı.Tuvalete gidip kovayla su doldurdu.Tuvalete bol çamaşır suyu döktü.Kapıyı aralayıp yerde bulduğu süpürgeyle kabaca süpürdü,yerleri ve sandalyeleri sildi.Yerler kuruyana kadar telefonuna baktı birazdan sabah ezanı okunacaktı.Fırıncı gelmeden gitmesi gerektiğini düşündü,toplarlanıp son bir bakış attı zaferine.Kapıyı çekti kilidi bir kere çevirdi ikna olmadı ama yorulmuş,acıkmıştı.Yorgun argın eve sallandı.Üstünü çıkarmadan koltuğa serildi.Tereddütlü bir gülümsemeyle uykuya daldı.Bir iki saat geçti geçmedi kendiliğinden uyandI.Şofbeni ayarladı,bayatlamış yarım ekmek arasına peynir,maydonoz koyup atıştırdı.Hızlıca duşunu aldı.Ne giyeceğini bilemedi.Zaten temiz birkaç parça kıyafeti kalmıştı.Arasından en az naftalinli kokanı seçip giyindi.

Caddeye çıktığında saate bakmak geldi aklına.Koluna davrandı saatini unutmuştu.Telefonuna baktı geç kalmadığı için rahatladı adımlarını yavaşlattı.Dükkana yaklaşırken içini bir heyecan kapladı.Adımlarını kontrol edemiyor gibi hissetti.Esnaf yeni yeni kepenklerini açıyordu.Dükkanın önünde durdu etrafını kolaçan etti,  kimler kendine bakıyor diye bakındı.Elini sağ cebine attı boş; sol cebine attı boş.Panikle çaktırmadan hızlı adımlarla eve döndü.Ayakkabılarını çıkarmak istemedi ama ayakkabıyla basmak da istemedi tekini çıkardı seke seke sehpanın üstünden anahtarları aldı.Çıkarken sekmedi.Acele adımlarla kapıyı kapatıp sokağa fırladı.Nefes nefese çevirdi kilidi dün akşamki pis koku yerini temizlik ve ıslanmış tahta kokusuna bırakmıştı.Kapıyı dayadı dışarı bir iskemle çıkardı,tüp bittiği için çay koyamadı.Meraklı bakışlar eşliğinde iskemleye oturdu;yan taraftan gelen “Hayırlı olsun Kenan” sözlerine elini göğsüne götürüp selamlayarak yanıtladı.Rehberi açtı,ilk aklına düşeni aradı.Çaldı çaldı açan olmadı.Belli ki gün herkes için başlamamıştı.Oysa Kenan başlamak için ordaydı.