Şubat- 8 Mart 2022

Gör Diye

Buğra Can Özten

Dört dağın arasında kalmış bir dereyim sana akan.
Kollarında kar sularını sana taşıyan.
Tüm renklerin bir biri içinde boğulduğu bir ovayım.
Sarının maviyle karıştığı gün batımı.
Kızıla çalan ufuktan selamım sana.

Tonlarca meyve veren toprağım,
Binlerce hayvanın otlağı,
İlk geçim kaynağıyım.
Köklerini derinlere salan bir çınar ağacıyım.
Gölgesiyle bir ardıç ağacı.
Ve dökülürken yapraklar, çıkardıları uğultuyum.

Kuşların özgürlüğe kanat çarptığı gökyüzüyüm.
Bulutların estantenesinde,
unutmaya yüz tutmuşken gül yüzünü.
Bir tonlamayım sana işletilen.

Gecenin sabaha bağlılıyım.
Bir çiftçinin hasatıyım.
Bir milliyetçinin vatanı,
Bir hastanın ilacıyım.
Bir babanın son arzusu,
Bir ananın gözyaşıyım.

Güneşli günlerin sevincinde bir çocuğum sana koşan,
ellerinde pamuk şeker.
Sokak lambasının altında saatlerce saklambaç oynayan.

Ben yazılmış ama okunmayan bir şiirim sana,
İlk dizesinden son kelimesine nefesini taşıyan.

Bir şarkıyım ki sorma nakaratında boynunun kokusu olan,
Dinledikçe yeniden, yeniden doğan.

Ben sana verilmemiş en büyük armağanım,
Bir ağacın kuruyan dalıyım,
Bir kırlangıcın kırılan kanadı,
Kabuk bağlamış bir yarayım.
Ve
Unutulmuş bir hatıra.

Şimdi !

Masanın üzerine yeşiller bıraktım.
Umudun penceresinden uzaklara dalasın diye.
Ben umudun yeşiliyim sana.
Ve
Bekliyorum bir köşesinde masanın gör diye…